Biraz garip bir başlık olduğunu biliyorum. Ama size bu yolculuğu kısaca özetlemek istiyorum. 2014’ün sonundan başlayan bir yolculuk. Güzel bir hedef sayesinde, sağlıkla yaşama atılan adımların yolcuğu. Belki sizde bu yolculuğa çıkmak istersiniz diye bu yazıyı yazıyorum. Ben yaptıysam bence sende yapabilirsin. sende #asladurma‘ya bilirsin bence.

Cinci hocada ne?

Yok yok sizin tahmin ettiğiniz cinci hoca değil. Hatta tam tersi. Her zaman gittiğiniz bir barda(Kadıköy Moda Zeplin) 1 günde yaklaşık 20 bardak cin-tonik (Gordon) içiyorsanız, esprili bir çalışanda siz bir daha geldiğinizde “Cinci hoca geldi” diyebiliyor. Ve sizde buna gülerseniz bu sizin lakabınız olarak kalabiliyor. Öyle günlerdi o günler.

Nerden çıktı bu fikir?

Her şey 18 Kasım 2014 Tedx İstanbul’un Momentum konulu konferansına gitmemle  başladı. Yine bir cinci hocalık gününün ardından uzun zaman önce aldığım bu bileti değerlendirmek için gitmiştim konferansa. Konferans eğlenceli başlamıştı. Değişik değişik konular vardı. Bazılarında sıkıldım bazıları ilgimi çekti. Ama olan 3. oturumun son 2 konuşmacısından sonra oldu. İlk önce Bahar Saygılı diye bir kız çıktı. Başladı konuşmaya. Anlattıkları ilgimi çekmeye başladı. Çünkü Triatlon denen bir spordan bahsediyordu ve bunun ne kadar zor olduğunu anlatıyordu. 1900 metre yüzüyorum, 90 km bisiklete biniyorum ve sonunda da 21 km yarı maraton koşuyorum dedi. Ve bu Ironman oluyor dedi. Ve beni bi heyecan kapladı.. Eee dedim ben niye yapmıyorum bunu… Tam heyecan basmışken 9 buçuk dakikalık konuşması bitti. Bende bir karar almak üzereydim. Tam o sırada başka konuşmacı geldi. Beyin cerrahı Prof. Dr. Talat Kırış. Onun konuşmasının konusu da “Hayatınızın Kararı” idi. Ve ben o konuşmanın sonunda Bahar Saygılı tarafından aklıma sokulan kararı almış oldum.


Ne yapabilirim diye düşündüm ve plan yapmaya başladım. Yüzme ve bisiklet antrenmanlarını nasıl yapacağımı planlarken, kış olduğu için koşu antrenmanlarına  21 Ekim’de başladım. Yüzme ve bisiklete Nisan ayından sonra başlamayı düşünüyordum. Çünkü önüme önce başka bir hedef koymam gerekiyordu. Bunuda Antalya’da koşulacak olan Runatolya Maratonu olarak belirlerim.

Daha sonrada hedeflediğim  Ironman yarışını belirlemem gerekiyordu. İlk Ironman hedefimi koyarken İspanya’da veya Hollanda’da düşünüyordum. Ve o zamanlar hiç bilgim olmadığından full Ironman hedefliyordum. Full Ironman de 3800Metre yüzüp, 180km bisiklete binip, 42km de Maraton koşuluyordu. Buna Ironman 140.6 deniyor. Ama daha sonra işin içine girince birde Ironman 70.3 ün olduğunu gördüm. Bunda da tüm mesafelerin tam yarısı, yani 1900 Metre yüzüp, 90 km bisiklete binip, 21 km de yarı maraton koşmaktı. Ve bu sene ilk defa Antalya Belek’te bir ayağının yapılacağını öğrendim. O zaman dedim half ironman ile başlayalım. Türkiye’ye de geliyor o zaman Antalya’da bitirelim şu işi. Ve böylelikle ilk hedef yarışımı seçmiş oldum. 25 Ekim Gloria Ironman 70.3.

İlk resmi yarışım…

DSCN1630

İlk hedefi 1 Mart 2015 tarihinde Antalya’da koşulacak olan “Runatolya” maratonu olarak belirledim ve internetten araştırmalarıma göre antrenmanlarıma başladım. Normal bir insan orda 10K yada en fazla Yarı maraton hedefler. Ama ben 42km Maraton’a yazıldım. Antalya’ya kadar gidicek ve 10K koşacak değildim heralde.  🙂 Göğüsüme numara takarak çıktığım ilk resmi yarış olan 42km Maratonu 3:59:00 da bitirerek, ilk maratonumu 4 saatin altında tamamlamış oldum. Bu yarış ile ilgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Koşu tamam da bisiklet ve yüzme ne olacak?

Triatlonda bence bir numaralı kural. Düzgün bir şeyler yapmak istiyorsanız bir antrenörünüz olacak. Düzenli koşu antremanlarımı yapıyordum  ve karşılığını da almıştım. Şimdi diğerlerinin antremanlarını yapmak için bir antrenör bulmam lazımdır. Çünkü yüzme ve bisiklet antremanı hakkında hiçbir bilgim de yoktu. Bunun için internette küçük bir araştırma yaptım. Google da “İstanbul Triatlon” diye arama yaptım ve karşıma İstanbul Triatlon kulübü çıktı. 🙂 Hemen telefon ettim. Karşıma Erdem Agbas çıktı. Kısaca anlattım istediğimi. Saolsun çok yardımcı oldu. Oda bana önerebileceği birkaç antrenörün olduğunu ama çalıştığım yere en yakında oturan kişinin Bahar Saygılı olduğunu söyledi. Derhal havada atladım. Bu işi kafama sokan insan antrenörüm olacaktı. İletişime geçtik ve haftalık olarak antremanlara başladık. Sistem şöyle işliyor. Bahar bana her pazar haftalık antreman programımı gönderiyor ve bende bir sonraki cumartesi ona o antemanlarda ne yaptığıma dair raporumu gönderiyorum. Böylelikle beraber antrenman yapmasak da beni kontrol etmiş oluyor.

Yüzme antrenmanları…

yuzme_1 (1 of 1)

Ne kadar antrenman yaparsanız yapın yüzme tekniğini geliştirmek çok zor bir şey. Bu küçük yaşta edinilen bir alışkanlık. Ama küçük yaşta öğrenmedik diye her şey bitmiş değil. Düzgün antrenman ile en azından en az yorularak yüzme etabından çıkmak lazım. Bunun içinde uygun havuz arayışlarına girdim. Kadıköy’de oturduğumdan ilk olarak o tarafta aramaya başladım. Birkaç tane havuz buldum. Ama hiçbiri bana hitap etmedi. Burhan Felek’in havuzu çok kalabalık ve saatleri uymuyor. Aynı şekilde Fenerbahçe’nin havuzuda. Kendi takımı çalıştığından uygun saatleri bulamadım. En sonunda ofisime yakın Daruşafaka’nın havuzunu ile anlaştım. Spor salonu dahil senelik 1800tl gibi bir rakamla. Ve burada antrenmanlara başladım. Yüzme antrenmanlarında tek arkadaşlarınız Pullboy, yüzme tahtası ve el paleti oluyor. her antremanda en az 1 saat bir oraya bir buraya gidip geliyorsunuz. İlk başlarda çok sıkıcı oluyor çünkü yoruluyorsun. Daha sonraları alışmaya başlıyor bünye 🙂

Yüzmede bunların dışında yarışmalarda giyeceğiniz güzel bir yüzme gözlüğü, eğer hava soğuksa giyilecek wetsuit(İlk etapta çok gerekli değil, bunun da kuralları var) gerekiyor. 

Ve işin bisiklet kısmı

DSC01695

Triatlon çok zevkli olduğu kadarda masraflı bir spor. Aslında bir spor değil 3 spor. Bunun en masraflısı bisiklet bölümü. Ve benimde triatlona uygun bir bisiklet almam gerekiyordu. İnternette uzun uzun araştırdım nasıl bişey almam lazım diye. Bütün Ironmanlerde TT bike diye bir model kullanılıyor. Yani  isteyen kullanıyor. Çünkü bu model bisikletler oldukça pahalı ve bir handikapı da federasyonun yarışlarına bunlarla katılamıyorsunuz. Ve hiç triatlon tecrübem olmadığından bu yarışlara da katılmam gerekiyordu. Onun için en ideali bir road bike almak olduğuna karar verdim. Daha önceki bisikletim city bike modeldi ve Trek markaydı. Ve yine Trek’e gittim. Emonda S6 modeli üzerinde karar kıldık ve üzerine gerekli aksesuarları taktırarak(Aero Bar, hız/kadans ölçer bilgisayar, yarış pedalları, vb) hazır hale getirdim. Ve bu bisiklet ile antrenmanlara başladım.

Antrenmanlar

İlk başlarda verilen antrenmanlar kolay gelmişti. Sonuçta Mart ayında maraton koşmuştum ve koşu antrenman düzenim zaten vardı. Ama benim kafama göre yaptığım antrenman düzeni. Bir süre sonra antrenörün ve bilimsel çalışmanın önemini anladım.

İlk haftadan önce dinlenik nabızımı istedi Bahar. O ne ki dedim ve açıkladı. 🙂 Dinlenik nabız, istirahat halinde yaşamsal faaliyetlerin gerçekleşmesi için gerekli olan kalp atım hızıymış. Düşük olması kalbin rahat çalıştığını gösteriyormuş. Sporcularda 40 civarı olabilirmiş. Bunu da ölçmenin yolu uyandığın an hiç birşey yapmadan nabzını ölçmekmiş. Antreman programı buna göre veriliyor.

İlk programım geldiğinde çok saçma şeyler yazıyordu. Koşuda 30 dk 135-140 nabız aralığında, Bisiklet antrenmanında 1 saat 20 dk ilk 20 dk kucuk ayna da seri kadans çeviriyoruz, yüzmede 4 tane 150 mt  ilk 2 tanesi 3 kol 1 nefes istiyorum gibi cümlelerle dolu bir A4 sayfası.. Pazartesi koşu, salı yüzme, çarşamba koşu… Bu şekilde gidiyordu. Ve bunları uygulamaya başladım. Ve işin zor kısmı burada başlıyordu. Bu antrenmanları yapmak için zaman lazımdı. Birçok zaman aralığı denedim. Ama en son bulduğum uygun zaman sabahın 5:30 u ile 7:00 arasında oldu. Hem işimi aksatmıyordum hemde antrenmanlarımı rahatça yapabiliyordum. Tabi böyle olunca daha çok fedakarlıklar gelmeye başladı. Sabah 5 te kalkınca akşam 22:00 da uykun geliyor. Eeee o zaman uykun geliyorsa dışarıya çıkmıyorsun. Dışarı çıkmayınca insanlardan uzaklaşıyorsun. Ama bu sırada başka insanlar tanımaya başlıyorsun. Çünkü bu şekilde yaşamaya çalışan tek deli sen olmadığını fark ediyorsun.

Beslenme düzeni de değişecek

Beslenme düzenini değiştirirken en başta Alkol olayını çözmek derektiğini farkettim. Ve bu benim için büyük bir devrimdi. Bilen arkadaşlar bilir. Alkol konusunda pek hayır diyen bir insan değilimdir. Daha doğrusu değildim. Hatta antrenmanlara başladığımda “İçerek de Ironman olunur bence” diyordum. O iş öyle değilmiş. Çünkü o akşam içersen ertesi gün antrenmana kalkamıyorsun. bu 1-2 kere olunca o hafta hiç yüzme antrenmanı veya koşu antrenmanı yapamıyorsun. Hedefini de sağlam belirlemiş isen, bir süre sonra suçluluk duymaya başlıyorsun. Benim burada aldığım en zor karar bu oldu. O zaman alkolden uzaklaşmam lazım dedim. Ve uzaklaştım.

Bir çok arkadaşım benimle aynı fikirde olmadı tabi bu süreçte. Ve sadece Kadıköy’de yaklaşık 15-16 yıldır içtiğimden etrafımdaki arkadaş baskısını tahmin edebilirsiniz.. Yok yok edemessiniz. 🙂 Cinci hoca olduğum bara gidip te “Cin?” sorusuna “Hayır soda alayım” cevabıda çok insanı şaşırtmıştır. Ama açıkçası antrenmanlardan çok beni zorlayan karar bu oldu. Eğer böyle bir hedef koymuşsan akşamında da ayı gibi içemezsin.

Alkol sadece uyku düzenini ve antrenman performansını etkilemiyor. Kilo konusunda da baya marifetli bir arkadaş. Alkolü azaltmaya başladığımda ve hatta yarıştan 1 ay öncesinde tamamen kesitiğimde bunu çok rahat anladım.

Çok iyi anladığım bir nokta da asla diyet yapmayacaksın. Ama sağlıklı beslenmek şart. Vücudunu ne kadar yorarsan onu bolca beslemen de gerekiyor. Bunun için en önemli besin kaynakların bir anda yumutta ve yulaf olmaya başlıyor. Bu beslenme konusunu daha sonra ayrı bir yazıda göreceksiniz.

İlk triathlon

DSC02289

Ve Ironman hazırlıklarının en önemli bölümleri. Federasyonun düzenlediği triatlon yarışları. Daha önce hayatınızda hiç triatlon koşmamışsanız, Ironman yarışı çok daha zor olacaktır. Bunun için en bende lisansımı çıkardım ve yarışları beklemeye başladım. Ben İstanbul Triatlon Kulünün sporcusu olarak başvurdum. İsterseniz ferdi olarakta lisans çıkartabilirsiniz.

Benim ilk triatlon yarışım İstanbul dragosta düzenlenen İstanbul triatlonu (Sprint mesafe – 750metre yüzme, 20km bisiklet, 5km koşu) oldu. Çokta keyifli oldu. Bu yarış ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu tür yarışlarda eksiklerinizi görebiliyorsunuz. Ve en önemli şey değişim alanı tecrübesi. Onlarca kişi ile beraber yüzmeye başlamak, yüzmeden çıkıp bisiklete binmek, sonra bisikleti bırakıp koşuya başlamak. Hepsinin bir kuralı var. yanlış bir şey yapmamalısınız.  En basiti elinizde bisiklet olduğu sürece kafanızda da kaskınız olmalı. Bunları yarışlara gittikçe öğreniyorsunuz.

Katıldığım diğer yarışlar

Bence en güzel antreman yarışta yapılan antreman oluyor. Bunun için girebildigim tüm yarışlara katıldım. Bunların en önemlileri 2 Kıta yarışı(Boğazı yüzerek geçme), İstanbul yarı maratonu, Eğirdir sprint tiratlonu, Kuşadası Olimpik mesafe triatlon bulunmakta. Bunların dışında da bir çok 10K lık koşu yarışına katıldım.

Ve sonunda

Ve sonunda triatlon bir yaşam biçimi oldu. Tüm yaşantımı buna göre programlamaya başladım. Tabi hala dağa çıkıyorum, bu sene triatlonla beraber dalışa da başladım, onuda düzenli olarak yapıyorum, gerektiği zaman içkimi de içiyorum. Ama artık daha düzenli bir hayatım var. Her gören “Abi neler yapıyosun öyle helal olsun” diyor. Buda ayrı bir gaz veriyor. Doğru yolda olduğumu hissettiriyor. Her şeyden önce artık mümkün olduğu kadar sağlıklı besleniyorum. Ve bu da insana mutluluk veriyor. Spor yapmak insana mutluluk veriyor. Ve sonunda da bunu güzel bir hedefle taçlandırmak şu zamana kadar verdiğim tüm emeklerin karşılığı oluyor.

Bu antrenman süreci toplamda 7 ay sürdü. 7 ayda bambaşka bir insan oldum. Verdiğim 6-7 kiloyu saymıyorum bile. Artık yarış hedef yarışın zamanı geldi. son 2 hafta hasta olmayayım diye motosiklete bile binmemeye başladım 🙂

Ve Ironman zamanı geldi, çok da keyifli bir yarış oldu

1209_040402

 

Bunu ayrı bir yazı olarak hazırlayacağım… Çok yakında 🙂

Bu tür güncellemeler için Facebook’ta Asladurma sayfasını takip edin bence, ayrıca günlük paylaşımların olduğu #asladurma instagram hesabınıda takip etmelisiniz.

Cinci Hoca’dan Ironman’e uzanan yol…
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top
X